sim


<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9306111\x26blogName\x3dSimiole+Paris+Carnet.\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dSILVER\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://simiole.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://simiole.blogspot.com/\x26vt\x3d-4110281212656109102', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script> <!-- --><div id="b-navbar"><a href="http://www.blogger.com/" id="b-logo" title="Go to Blogger.com"> <img src="http://www.blogger.com/img/navbar/3/logobar.gif" alt="Blogger" width="80" height="24" /></a><form id="b-search" action="http://www.google.com/search"> <div id="b-more"><a href="http://www.blogger.com/" id="b-getorpost"> <img src="http://www.blogger.com/img/navbar/3/btn_getblog.gif" alt="Get your own blog" width="112" height="15" /> </a><a href="http://www.blogger.com/redirect/next_blog.pyra?navBar=true" id="b-next"> <img src="http://www.blogger.com/img/navbar/3/btn_nextblog.gif" alt="Next blog" width="72" height="15" /> </a></div><div id="b-this"><input type="text" id="b-query" name="q" /><input type="hidden" name="ie" value="ISO-8859-9" /> <input type="hidden" name="sitesearch" value="simiole.blogspot.com" /> <input type="image" src="http://www.blogger.com/img/navbar/3/btn_search.gif" alt="Search" value="Search" id="b-searchbtn" title="Search this blog with Google" /> <a href="_javascript:BlogThis();" id="b-blogthis">BlogThis!</a></div></form></div> function BlogThis() {Q='';x=document;y=window;if(x.selection) {Q=x.selection.createRange().text;} else if (y.getSelection) { Q=y.getSelection();} else if (x.getSelection) { Q=x.getSelection();}popw = y.open('http://www.blogger.com/blog_this.pyra?t=' + escape(Q) + '&u=' + escape(location.href) + '&n=' + e scape(document.title),'bloggerForm','scrollbars=no,width=475,height=300,top=175,left=75,status=yes,resizable=yes');void(0);} --></script><div id="space-for-ie"> </div>

08 Kasım 2006

makyaj yapmayi bilmiyorum



Bugun bir ara aynaya baktim ve yuzumun gercekten beyaz-sari karisimi bir renk oldugunu gordum. Isiktan dedim, iceri gidip cantamdan minik aynami cikardim ve pencerenin kenarinda tekrar baktim. Daha da feci bir goruntu. Hasta gibi, gunlerce uyumamis gibi, donuk.. Gercekten cok uzuldum, tamam belki son gunlerde cok yogundum, nemlendiriciyi, makyaj temizleyicisini ve (olmayan) tonigime dokunmamis olabilirim. Ama yine de ben...bu renk miydim? Eskiden yanaklarim biraz daha canliydi eminim, artik Paris apartmanlarinin on cephesi.

Sonra her sabah metroda gordugum kadinlari dusundum. Kendimi onlar gibi saniyordum, ne komik. Oysa farkettim ki onlar makyaj yapiyor ! Evden cikmadan photoshop'tan gecmiyorlarsa, kesinlikle fark bu ! Peki benim makyaj cantamda ne var? Bir adet siyah goz kalemi, bir adet rimel ve bir adet -gecen yazdan kalma- bronzlastirici pudra. Bravo.

Hemen kadinsal bir icguduyle beynimi calistirdim, gozumun onunden sephora standlari gecti. Ama sonuc pek icacici degil, sonucta ben fandoten suremem -maske taksam daha iyi-, kirmizi ruj -on yas daha yasli, no mersi-, far kullanamam - gunaydin ben palyaco-... O zaman ne yapacagim? Kayboldugunda yol soramayanlardan degilim ne mutlu ki, profesyonel yardim alacagim. Butun kadinlardan. Yarindan itibaren.

32 Comments:

Blogger deryik said...

cevap veriyorum: allık. ben sarı-beyazlığın doruğuyum, biraz geçiyo. bi de bende işe yarıyo: siyah kalemden sonra göz pınarına çok ufak sedefli beyaz far dokunuşu. göz büyüyo ve parlıyo.

bi de sanki sana bööle koyu yeşil kalem yakışır ya da koyu yeşil farı göz dibine sürersin belki, kalemden daha yumuşak duruyo.

benim yüzümde makyaj durmuyo mesela, çok temel bi sorunum o. badana boya gerek resmen.

12:33 ÖÖ  
Anonymous mz said...

Benim annem asansorde makyaj yaparmis, eyeliner da dahil olmak uzere. Sanirim evlat edinildim. Fondotenin adi bile gerilmeme yetiyor. Ama onemli gunlerde (yani cocuk gibi gorunmek istemedigim gunler oluyor) birazcik allik ve birazcik far surmeyi akil edebiliyorum. Bir de goz makyajini kivirabilsem, omur billah yeter bana.

1:10 ÖÖ  
Blogger osquée said...

merhaba, ben de çok cesur değilim allı pullu malzemelerle. ama geçen sene süper bir şey keşfettim. id bare minerals. bu zımbırtı fondoten ya da pudra değil, sadece mineral, ama aynı işlevi görüyor ve doğru sürüldüğünde, ki çok basit, hiç belli olmuyor. bunun allıkları falan da var. çok doğal ve zararsız. tavsiye ederim.

6:47 ÖÖ  
Blogger Nuray said...

Simicim fondoteni bende sevmiyorum hatta önermiyorum. Pudra ve gözaltı kapatıcısı mutlaka elinin altında olması gereken malzemeler. Pudra için önerim La Prairie ve kapatıcı için Lancome. Gece yatmadan önce kullanabileceğin bir ürün önericem böylece bakışlarındaki yorgunluğu tamamen alır. Shiseido'nun "Eye Revitalizer". Akşam yatmadan önce sürüyorsun , sabah uyandığında bir bakmışsın gece bir mucize gerçekleşmiş. Torbalar, şişlikler kaybolmuş :)

Güzel bir makyaj için duru bir cilt çok önemli. bu soğuk havalarda bol bol nemlendirmek gerekiyo cildi.

Gözlerin badem gibi makyajı kaldırır. Baz olarak açık renk hatta krem veya toz pembe tonlarında bir far kullanabilirsin. Ardından hafif tonlamalarla hileler yaparsın.Kirpiklere maskara, diplerine de hafif kalem çektikten sonra sonuç inanılmaz tatmin edecek seni. En son yanaklara pembe allık muhteşem olur. Dudaklarına da hafif renkli parlatıcılar veya pastel tonlarında gloss'lar kullanabilirsin.
Benim kullandığım malzemelerle ilgili bir post yazmıştım.İlgilenirsen bakabilirsin canım.

8:43 ÖÖ  
Blogger celerone said...

Vintage'ın sitesine gir Simiole. Makyaj malzemelerini tanıttığı ve anlattığı posta bak bence.

Ben kendimi kara cahil hissettim okurken. Ama her kadının işine yarar o post.

9:23 ÖÖ  
Blogger J said...

SEPHORA BLUSH 9M.. C'est super...

9:49 ÖÖ  
Blogger simiole paris carnet said...

deryik,
ne marka allik onerirsin? bana hepsi bir saatten sonra silinip gidiyormus gibi geliyor.

mz,
benim babaannem de araba kullanirken hic aynaya bakmadan iki harekette tik diye kipkirmizi rujunu surerdi, bu hareketi beynime kazinmis ama o da asiri profesyonellik :))

osquée,
id bar minerals bir marka mi ? peki sadece mineralse nasil ayni islevi gorebiliyor? saydam degil mi? A cok heyecanli, hemen eczaneme soracagim.

Nuray,
gorsen beni cok gulerdin, sirketteyim, onumde minik not defteri, senin bloguna ve yorumuna bakip kendime alinacaklar listesi yapiyorum, tesekkurler :)

celerone,
vintage'in sayfasinda bahsettigin postu goremedim, tekrar bakacagim.

j,
merci.. (ps. demek le big mac oldu adi :)

10:06 ÖÖ  
Blogger deryik said...

simiole, valla kaliteli olsun tabii ama senin de dediğin üzere silinip gidiyolar. allık likid mi olsun toz mu falan, onu vintage bilir :) ben toz kullanıyorum. nemlendiriciden sonra sürünce bayaa fark ediyo kalış süresi. rengi içinse... şeftalimsi bi pembe heralde. joker renk :)

ama en önemlisi bence çantada çok yer kaplamaması, kendinden aynasının olması gibi şeyler; zira el mahkum, fondoten/pudra kullanmadıkça sabitlemek zor, tazelemek gerek :)

bi de bordo ruj diycem ama... ben koyu renk ruj çok severim çünkü. gözünde sadece rimel olursa bence 10 yaş eklemiyo. hele kışın.. saçlarına da uyar senin. bi dene bak. ciddi günler için:)

10:24 ÖÖ  
Blogger jelatin said...

Oley. Kocaman bir makyaj çantam var. Yapmadığım zaman bile normal çantamın içinde taşıyorum. Ne olur ne olmaz. Çanta ağırlaşıyor. İçinden her şeyi çıkarıyorum, asıl ağırlığı makyaj çantasının yaptığını ısrarla görmezden geliyorum.

İki sene filan Lancome'un allığını kullandıktan sonra, haziran başlarında bir standı ziyaret ettim ve hayatım değişti. Allığımdan çok memnunum. Kendisi Şanel Abla'nın 96 Caprice'i. Joues Contraste filan yazıyor bir de. Bu senin için bir şey ifade eder mi bilmiyorum.

Likit eyeliner olarak da Dior'un kalem şekilli, fırça uçlu liner'ını kullanıyorum. Bundan önce Lancome kullanıyordum sanırım. Bundan çok memnunum. Kullanımı çok pratik.

2 yıldır vazgeçilmez rujumuz Dior Addict'in 770'si. Bu 3. kez aynı rujdan alışım. Devamlı sürüyor kızımız efendim, durduramıyoruz. Madem koyu renk sevmiyorsun (oysaki sana çok yakışacağından eminim, arasıra büyük görünmenin zararı olmaz. Ayrıca o gözlerinle asla 10 yaş büyük gözükmezsin sen:)) hafif parlatıcılar, simli mimli şeylere ne dersin?

İşte Lancome'un Juicy Tubes'ü tüm renkleriyle karşımızda duruyor. Ama ben kişisel fikrimi söyleyeyim: ben bu tür hem parlatıcılı, hem ıslak hem simli şeylerden hoşlanmıyorum. Başka simli bir ürünüm var. Yani ıslak değil, ama parlak, simli ruj. Bakalım neymiş, Givenchy SUN SHINE 559. Aslında yaz başında, yaz rengi olsun diye aldım bunu. Şimdi de zevkle sürüyorum. Allahım ben 20 yaşındayım, gidişatım çok mu kötü :(

Bir de bakkala çakkala giderken sürdüğüm toprak tonlarında bir rujum daha var önerebileceğim. Dior 434. Bu normal Dior serisi, Addict filan değil. Tavsiye ederim.

Fondötenden hoşlanmıyorsan şöyle bir alternatif sunayım, yine Chanel Abla'dan. İki kez üst üste aynı renk pudrasından aldım kullandım. Şu an ikincisini kullanıyorum. Bildiğimiz pudra. Arkasında "Teint poudre mat eclat" yazıyor. Pudra demek değil mi bu, satan katın pudra diye sattı. Pudra diye kullanıyordum ben de.

Ancaaak, ne zamanki sizin La Fayatte'in Chanel standında kadına pudramı gösterdim ve fondöten almak istediğimi belirttim; kadın bendekinin pudra olmadığını / toz fondöten olduğunu filan söyledi. Normal fondötenler kare kutulardaymış (allık kutusuna benziyor). Bendeki yayvan bir kutu.

Aaah ah... Ne güzel şeyler bunlar.

Bence farlı marlı göz makyajından bir süre uzak dur. Ne bileyim, far biraz daha olgun işi gibi geliyor bana. Bir kapatıcı, bir liner, bir rimel yeter. Artar.

(PS: Deryik'in bahsettiği tekniği uyguluyorum ve çok memnunum)

Biri beni sustursun artık canım.

11:15 ÖÖ  
Blogger simiole paris carnet said...

jelatin,

yerim ben seni minik. ne yapicaz seni 30 yasinda pardon? tavsiyelerin icin cok mersi, defterime aninda not edildi :)

Tamam artik makyaj konusunda listemi olusturdum, simdi bu makyajlari cikarticak urunlere geldi sira; en guzel makyaj temizleme urunleri neler? nemlendiriciler, tonikler?
Tanrim yasasin. Bu haftasonu cilgin bir kozmetik shoppingi beni bekliyor.

11:39 ÖÖ  
Anonymous Adsız said...

simi merhaba,
sen makyaj ürünleri bahsini kapamışsın ama geç gördüğüm için şimdi yazıyorum ben bourjois allık kullanıyorum ve çok memnunum. hani demişsin ya 'allık silinip gider gibi gelio' die bu allık hem kalıcı hem de dokusu çok güzel minicik aynalı kutusuyla hiiç de yer kaplamıo.bi bak derim ben
sevgiler
derya

12:44 ÖS  
Blogger Nuray said...

Simicim temizleme hususunda cildine göre uygun ürünler seçmelisin. Mesela kuru ciltte suyla birlikte kullanılan likit temizleyiciler cildin daha da kuru olmasına sebep oluyor. O yüzden krem şeklinde olanları tercih etmelisin. Tonik bence çok önemli çünkü temizleme kreminin alamadığı makyaj kalıntılarını tonik temizleyerek nemlendirici için zemin hazırlıyor. Eğer cildin yağlı ise su ile birlikte kullanılan köpükleri tercih etmelisin. Zaman içersinde öğrendiğim tek şey temizleme setinin aynı markadan oluşması. Farklı marka ürünler maalesef bir bütün olarak işe yaramıyor. En azından ben artık akıllandım. Daha önce Lancome'un hassas ciltler için olan göz temizleme losyonunu, cilt temizleme kremini, toniğini ve nemlendirici olarak Hydra Zen'i kullandım. O dönem ihtiyacıma cevap verdi. Zamanla cildim daha da kurumaya başladığı için Dior'un Hydra Active serisine geçtim. Hem temizleme setim hem de nemlendiricim Dior'un . Oldukça memnunum.
Sana son tavsiyem ürünleri kullanmadan önce mutlaka tester'larını iste ve evde bir hafta boyunca kullan. Çünkü cilt yapısı herkeste farklılık gösteriyor. Bir arkadaşım için Clinique vazgeçemediği tek marka ama ben iyi ki tester'larını aldım mahvetti cildimi. Aklında bulunsun önce tester sonra karar aşaması :))))
Ayyy çok abla gibi konuştum

1:02 ÖS  
Blogger cadı said...

Aynen diyeceğim başkada bişey diyemeyeceğim:) Malesef sana verebileceğim hiç bi önerim yok!! Kelin ilacı olsa kendi başına sürermiş dimi ama:))

2:11 ÖS  
Blogger starbug said...

simi, benm sna tavsiyem yeni edindigm maybelline dream matte mousse marka model fondoten,, inanılmaz bi yumuşaklığı var ve parmağına bi parça alıp bütün surata yetecek kadar badana yapabilirsin, yağlandırmıo da.. allıkta şahsen favorim; loreal blush delicieux, buarada bu 2si minick aletler, yer kaplamıo ama aylarca gidio, ki benm hergün sürmeme rağmen allık mesela 4-5ay dayanır. buarada fondotensiz allık çabuk çıkar ama hafif fond. sürerek kalıcılığını sağlayabilirsin,, ruj olayı da pek kolay; bi sürrü çeşidi var ve hafif renkler ile başlayabilirsin, nemlendiricili olanları ile kış aylarında 1taşla 2kuş vurmuş olursun ;)
buarada çok bilio gbi gözükmeyeyim, göz torbaları neye benzer bi türlü anlayamadm, minik minik bişiiler şeklinde mi oluo, ölese bende bissürü var da :) annem morumsuluğunu gidermek için kuşburnu yağı gbi bişey aldı ama hiç sürmedim, nemlendirici bile sürmem, geceden -eğer- makyaj kaldıysa onunla uyuyuveririm, tam bir cilt düşmanıyım aslında :)

2:19 ÖS  
Blogger simiole paris carnet said...

derya,
bu konu gercekten kapanir mi hic ? :) Bourjois'ya da bakacagim, eger cikmiyorsa muthis.

nuray,
seni konunun uzmani ve kendi sahsi danismanim ilan ediyorum cunku muh-te-sem'sin. Ayni marka olmali demissin, o zaman Clinique'in yeni cikardigi 3'lu setin minik promosyonlarini bulmaliyim. Gelismeleri haber verecegim :)

cadi,
tamam sen de o zaman benim gibi okuyorsun butun yorumlari, (onunde minik bir not defteriyle), ve alisverise cikiyorsun bu haftasonu :))

starbug,
demek insanin yuzunu maske yapmayan fondotenlerde var oyle mi? Onlari da deniyim bari. Goz alti torbalari icin Nuray'in onerdigi Shiseido'nun "Eye Revitalizer"inden almaya karar verdim, hem dinlendirici de olur sanirim. Ve ben de senin gibi makyaj cikarmadan cok yatiyorum ama bundan sonra yapmayacagim, hem yeni oyuncaklarimi alinca bir sure motive olurum heralde :))

3:07 ÖS  
Blogger Nuray said...

Simicim memnuniyetle şahsi danışmanın olabilirim. Bu konularda mütevazi olamayacağım. Emek sözkonusu :) Yakın bir zamanda Paris'e gelmeyi düşünüyoruz sevgilimle. Senden de still danışmanım olmanı isteyebilirim canım vaktin olursa.

4:11 ÖS  
Blogger Les Chemins De La Liberte said...

Sevgili Simiole,

Ben de sarı beyaz hastalıklı bir yüze, özellikle kış aylarında sahip olduğumdan ve aslında makyaj yapmayı çok da sevmediğimden sadece bi kaç şey önerebilirim,

1- kesinlikle göz altlarında renk farklılığı varsa bir kapatıcı kullanman iyi olur!

2- Fondoten her allahın günü kullanmak yüzünde bi maske ile dolaşmaya benzediğinden bence fondoten kullanma ve allık için pudra yerine rujunu kullan.

3- dudaklarını mutlaka renklendir! çok etkisi oluyor! illa kırmızı ruj olması gerekmez, renkli parlatıcı da kullanabilirsin.

4- Gözlerine far sürmek gün için ağır olur bu nedenle sadece kahverengi veya siyah bir kalem çekebilirsin. Ben bir senedir rimel de kullanıyorum, gerçi hala zor oluyor sürmek ama gözlerimi daha güzel gösterdiği için idare ediyorum.

Benden bu kadar, suratı gösteren en önemli şeylerdne biri saçtır! saç bakımı, kesimi, fönü önemli ama ben de uzun süre avrupa'da yaşadım ve kuaför hem aşırı pahalı hem de o pahalılığa çok kötü yapıyorlar ama Paris farklı olabilir!

Sevgiler,
Özge

4:45 ÖS  
Anonymous zeya said...

Kışın sık sık gittiğim solaryum turları sayesinde o sarı benzimden kurtuldum.Yüzümde makyaj durmuyor zaten ben de pek beceremiyorum. Siyah kalem ve dudak parlatıcısı özel günlerde ise buna ek rimel ve allık makyajdan anladığım budur. Bir kaç kez far denedim elime gözüme bulaştı bıraktım.
Ayy bir dip not ben 18 yaşındayken ki 12 yıl önce oluyor kirpik kıvırıcı bile kullanırdım. Makyajın da dibine vurmuştum o zamanlar. Dudak kalemim vardı 3 ayrı renk. Ayyy palyaçoydum ben galiba.
Sevgileeer

5:21 ÖS  
Blogger Salincakta Iki Kisi said...

sevgili Simi, bu basligi gorunce dayanamadim, yaziyorum:)

clinique 3'lu bakim serisini kullaniyorum ve cok memnunum, hic bu kadar derinlemesine temizleyen bir tonigim olmamisti, kesinlikle tavsiye ederim...

Gunduz makyaji konusunda sunlari soyleyebilirim, makyaj kesinlikle gunes alan bir oda da yapilmali, eger oda isiginda yada hafif los bir ortamda yaparsan disari ciktiginda gunes isiginda, iceride ki durmuyor o makyaj kesinlikle :) gunduz makyaji icin toprak rengi, cok hafif farlar kullaniyorum, clinique'inde boyle 3'lu farlari var, kokusuz, alerji yapmiyor, kesinlikle tavsiye ederim. Clinique rimel ise harikalar yaratiyor cunku ilk defa goz makyaji temizleyicisi olmadan su ve kopukle cikan bir rimelle karsi karsiyayiz:))

Bende fondoten kullanmiyorum, ama pudralarim vardir, ozellikle max factor harika, ama ben pudrayi ponponla yada sungerle surmek yerine, allik fircasiyla yuzume uyguluyorum, kesinlikle daha dogal duruyor. Dusunursek makyajsiz yuzumuzun bazi yerleri aydinlik, bazi yerleri daha koyu duruyor filan, sungerle surunce pudrayi yuzun her yeri ayni renk oluyor ve bence kalip gibi duruyor, ama fircayla gerekli oynamalari yapabiliyorsun :)

Bunun disinda zaten cok genciz, hafif ve dogal seyleri kullanmaktan ve makyaji aksam eve gelir gelmez cok iyi bir sekilde temizlemekten yanayim:)

Bu arada bu posta gelen yorumlardan bende notlar aldim, hafta sonu iyi bir alisveris bekliyor beniii:)

sevgiler,
Banu

5:32 ÖS  
Blogger Nese said...

Sevgili Simiole, Bilhassa yüz bakimi ve temizligi hakkinda, benim de begenerek kullandigim ve Paris de bulabileceginize emin oldugum bir firma tavsiye etmek istiyorum: Ligne ST BARTH.
Berlin de sadece bir shop da bulunuyor, Paris in firma adresleri sayfasindan arayabilirsiniz veya da Galerie Lafayette sorabilirsiniz (sanmiyorum ama...)
Cok sevgi ve selamlar.

6:48 ÖS  
Anonymous B. said...

Guzel Simi,

Ben de senin gibiydim aslinda.
Halen fazla makyaj yapmasam da, epey merakliyim. Surekli kozmetigi takip ederim.

Sana tavsiyem bir ara herhangi bir Marionnaud dan randevu al. Profesyonelden makyaj yaptir. Begenmesen de farkli bir acidan baktigi icin belki de fark edemedigin detaylarini goruyorsun ve muhakkak bilmedigin bir sey ogreniyorsun. Yuzunun sekli, ten rengin, kaslarinin sekli vs..

Gecen hafta gitmistim.
(kiyafetle uyumlu makyaj yapmayi ogrettiler bana)...

Ama makyajdan onemli tabii temizlik ve bakim. 5 yil Dior sonrasi Lancome a gectim.
Yas 32, cilt hassas (cogu diger marka tahris ediyor).

Lancome - "Primordiale Optimum" Serisi gayet iyi yasim icin, hem nemlendiriyor, hem cizgi olusumunu engelliyor.
Ve yine ALKOLSUZ tonigi ve Galatéis Clarté temizlik sutu... Sen cildine gore olani sec.

Ve tum bunlarin faydasini gercekten gormek icin SU ic... Ve haftada bir peeling.

Makyaj malzemeleri markalari konusunda Jelatin e katiliyorum, : ).
Sevgiler,
Basak

ps: ne eglenceli konu, ne kadar cok yazmisiz bu sefer, epey hassas konu galiba biz kadinlar icin : )

8:13 ÖS  
Blogger renee said...

sizleri okudukça, kadın deil de olsam olsam kadınımsı olurum diye düşündüm. makyaj çantası ve ben? ahaha benim normal çantam bile yok ki:) sana bol şans simiole:)

1:17 ÖÖ  
Blogger Aslı said...

Simi, al benden de o kadar. Makyaj çok külfet, yaptığımda ise sadece suratımda bir ağırlık hissi. Bu hissi sadece bir rimel bile verebiliyor bazen.

Yüzüme renk vermesi için şeftali koyusu allığım ve clinique in hafif renk veren dudak parlatıcısı ile çıkıyorum sokağa. Budur...

10:55 ÖÖ  
Blogger Burcu said...

Biliyorum o minik çekici ambalajlarıyla, güzel kokularıyla cezbediyorlar ama senin yaşında gerçekten gerek var mı? Yüzündeki renk bozulmalarını okuyunca, acaba sigara mı kullanıyorsun ya da sigara içilen ortamlarda fazla zaman mı geçiriyorsun diye düşünmeden edemedim çünkü sigarayı bırakan insanlarda ilk olarak yüzlerindeki sarımtrak gölgelerin yok olup, pembe güzel bir cilde dönüştütüğünü gözlemliyorum. Belki sabahları buz kalıplarında dondurabileceğin bir maden suyu küpü ile masaj yapmak iyi gelecektir. Rimel, ruj ve hafif bir allık dokunuşu senin için yeter de artar bile. Daha fazlasını özel günlere sakla ki orada farklı görün, şaşırt.

12:19 ÖS  
Blogger Nes london-ist said...

simicim makyaj yapmamis da hani yeni spor yapmis ya da utanmis bir pembelik istiyorsan yanaklarina body shop dan lip&cheek stain sureceksin,kalici ve you are glowing!
mis gibi sabun kokulu bir temizleyici icinse shiseido pureness foaming cleansing fluid,gercekten temizligi hissediyorsun,bu da reklam anonsu gibi oldu ama dogru,operim,haber ver.

1:17 ÖS  
Anonymous nurdan said...

merhaba,
seni uzun süredir takip ediyordum ama yorum yazmak bugüne kısmetmiş..
bende pek makyaj yapmam ama...
benim sana nacizane tavsiyem body shop ürünü toz allık..aynı zamanda far olarak da kullanabiliyorsun.hayat kurtarıcı bir ürün bence..yüzün o soluk rengini anında yokediyor..esmer olduğum için ben bronz tonlarında allığını kullanıyorum..sana gülkurusu tonu çok güzel uyar..(içiçe geçmiş 3 renk var allıkta..e tabi aynı zmanda da 3 adet far..:)...)
onun dışında rimel olarak "bed head tigi"nin farları süperr..ayrıca "maybelline"water shine likit ruju(ben ametist rengini tercih ediyorum)tavsiye edebilirim..tadı da kötü değil..ben ruju sürdükten sonra tadına da baktığım için..:)
allık olarak da yine "maybelline"nin toz allıkları..
sevgiyle kal sevgili simi...
yazıların süperr..takipcinim..:)
nurdan

3:43 ÖS  
Blogger ÖZLEM said...

Konu makyaj olunca nasıl herkesin söyleyecek birşeyleri var.
:)
Tavsiyeler iyi oldu, ben de not ettim bir-iki yenilik :)

6:51 ÖS  
Blogger simiole paris carnet said...

Nuray,
ne demek her zaman :) Paris'e gelirken kalin kazaklari unutmayin, buraya kis geldi.

ozge,
hic sorma, o konuda paris oyle fena ki, gecen gun kuafore gittim, sadece kahkulumu duzelttirdim, 27 euro verdim ve ciktim. Hala sokunu yasiyorum.

zeya,
birkac seans solaryumu nasil dusunememisim. cok mersiii.

banu,
ben de clinique serisinin testerlarini bulmaya calisacagim yarin, umarim bana da iyi gelir. Tavsiyelerine cok tesekkurler -isik konusunda cok haklisin, yakin zamanda deneyimlerimle ogrendim.

nese,
st barth'i arayacagim ve eger Paris'te varsa, mutlaka bulacagim.

basak,
ilk ve tek profesyonel makyajim soz gecemde olmustu ve o sırada heyecandan kadinin yaptigi hicbirseye dikkat edememistim. Akli basinda bir sekilde tekrar yaptirmamda fayda olabilir dedigin gibi :)

renee,
makyaj konusundan sonra "beden inceltme teknikleri"ne gececegiz. Hazirlan, bize anlatacaklarin olmali :))

aslicin,
benim de kucuk bir kerem'im olsa, yuzume hicbisey surmezdim o operken rahatsiz olmasin diye.

burcu,
sigarayi cok azalttim gunde en fazla iki tane iciyorum. biliyorum ki biraktigimda daha iyi olacak. haklisin.

nes,
body shop'i cok severim zaten, yarin zaten ugradigimda soracagim var mi diye. reklamlarin icin cok saol.

nurdan,
sevgili takipcim, boyle yararli yorumlarini her zaman beklerim ona gore.

ozlem,
ben oyle bir liste yaptim ki zavalli sevgilim sok gecirdi. Bundan sonraki post "sevgiliyi cildirtmadan alisveris yapma yollari" olmali sanki :)

11:36 ÖS  
Anonymous Adsız said...

uff ben unların hepsini okudum liste yapayım dedim kafam karıştı ,

ama sana söyleyebileceğim tek birşey var , şimdiye kadar este den tut diora clinique e kadar bütün nemlendiricileri kullandım, ama czüm meger yanıbaşımdaki eczanedeymiş. la roche-posay ın fluid nemlendiricisi gibisine rastlamadım. inanılmaz ince su gibi hemen etkili oluyo ve gün boyu nem ve yumuşaklık etkisin ikoruyo. ha birde makyajı onun üzerine yapınca kadife gibi oluyo hem de ne pudra ne allık cabuk cabuk çıkmıyo.... ben mesela fondoten kullanamam emmiyo yüzeyde kalıyo maske gibi duruyo ... ama mac in pudraları + chanel pembe allık nemlendirici ile mükemmel uyumlu. temizlemesine ise yine eczaneden çözüm buldum numis med. ama benim cildim problemli olduğu için belki iyi geliyo.. yağını alıyo yumuşacık yapıyo , yumuşak eldivenlerle birlikte harika temizliyo,,
kolay gelsin , postun benim de işime yaradı
sevgiler

merve

9:40 ÖÖ  
Blogger Aslı said...

Seni okumaya başladığımdan beri neler oldu, zamanı gelince o da olur Simi :)))

10:48 ÖS  
Anonymous Lilith said...

Benim gibi ozel gunlerinde gozune kalem surmekten fazlasini yapmayi bilmeyen, adet yerini bulsun diye aldigi lancome makyaj seti ilk gunku gibi -sadece biraz tozlanmis- tuvalet masasinin ustunde oylece duran birinin aklina makyaji dusurdunuz. Yorumlarinizi teker teker okudum, notlarimi internette inceledim, id bare mineralsin (aka Bare Escentuals)starter kitinde karar kildim. Da, nereden bulacagim ben bu vatandasi? Satis yapan birkac sitesi var hicbiri Turkiye'ye gondermiyor. Gonderenlerde ise istedigim renk bitmis. Hayir, aklima takildi, almadan rahat edemeyecegim. Hadi bakalim, bana da bir akil verin sizi cimcimeler sizi...

6:22 ÖS  
Blogger simiole paris carnet said...

lilith,
Paris'te sephora'da gordum ama Turkiye icin seni osquee'ye yonlendiriyorum, (http://uykukardes.blogspot.com/) Bak zaten yukarilarda ilk o bahsetmisti bu enteresan urunden :)) Sana Turkiye'den nasil aldigi hakkinda bilgi verebilir mail veya yorum atarsan.
Bol sanslar makyaj konusunda !

11:25 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home

Google